JNBS
Üsküdar Üniversitesi

Basında Makaleler

Makale Numarası

NIDSAB-2019-11-041

Başlık

Attitudes of Turkish psychiatrists regarding Transcranial Magnetic Stimulation

Makale Türü

Araştırma Makalesi

Sorumlu Yazar

baris.unsalver@uskudar.edu.tr

Afiliasyon

Üsküdar Üniversitesi

Gönderilme Tarihi

Kasım 26, 2019

Kabul Tarihi

Jan 01, 2020

Online Yayınlanma Tarihi

Şubat 20, 2019

DOI

10.5455/JNBS.1574788023

Yayın Dili

İngilizce

Öz

Objectives: Transcranial Magnetic Stimulation (TMS) is not widely used in the world. Besides financial constraints like limited allocation of funds for psychiatric clinics, psychiatrists’ knowledge and attitudes regarding TMS may limit its widespread use. Therefore, this survey study aimed to examine the knowledge and attitudes of Turkish psychiatrists towards TMS.

Materials and Methods: An online survey that was developed by the researchers containing 26 questions about physicians’ demographic data and their knowledge and attitudes towards TMS was sent to a closed e-mail group of psychiatrists and assistant psychiatrists.

Results: The study sample comprised 46 women and 61 men. Having knowledge about TMS statistically significantly affected participants’ approaches to accept TMS as a promising treatment, approve the spread of TMS as a treatment modality, desire to have more information about the mechanism of action of TMS (p=0.006; p=0.019 and p=0.013, respectively), whereas it didn’t statistically significantly affect their approaches to accept TMS as an effective treatment method, consider TMS as a misleading treatment for patients, use TMS only in the treatment of treatment-resistant depression patients (p=0.060, p=0.065, and p=0.136, respectively).

Conclusions: Most of the psychiatrists who completed the survey in Turkey had a positive view of TMS and wanted to increase their knowledge. It may be appropriate to increase the number of presentations on TMS therapy at psychiatry meetings and encourage residents to make observations in clinics where TMS is administered, during psychiatric residency.

 

Makale Numarası

NIDSAB-2019-10-038

Başlık

Çalışan Bellek Performansı, Teta/Beta Oranı ve Sürekli Kaygı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Makale Türü

Araştırma Makalesi

Sorumlu Yazar

abernasari@gmail.com

Afiliasyon

Üsküdar Üniversitesi

Gönderilme Tarihi

Kasım 26, 2019

Kabul Tarihi

Ocak 01, 2020

Online Yayınlanma Tarihi

Şubat 20, 2019

DOI

10.5455/JNBS.1571993852

Yayın Dili

Türkçe

Öz

Karmaşık bilişsel görevleri yerine getirmek için esas teşkil eden çalışan bellek performansı kaygı durumundan olumsuz etkilenmektedir. Ancak bunun altında yatan mekanizmalar henüz netlik kazanmamıştır. Bu çalışmada dinlenim durumu EEG kullanılarak özellikle dikkat kontrolü ile ilişkilendirilen bilişsel nörobelirteçlerden frontal teta/beta oranının çalışan bellek performansı ve kaygı ile olan ilişkisinin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya 56 üniversite öğrencisi (Ort.yaş = 21, SS = 2; 7 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar sürekli kaygı, dikkat kontrol ölçeklerini doldurduktan sonra dinlenim durumu EEG kayıtları alınmıştır. Sonrasında da çalışan bellek performanslarını ölçebilmek için çoklu n geri görevini tamamlamışlardır. Çalışmanın sonuçları dinlenim durumu teta/beta oranının ölçek skorları ve çalışan bellek performansı ile ilişkili olmadığını göstermiştir. Bununla birlikte kaygı durumu ve dikkat kontrol ölçeği skorları da çalışan bellek performansı ile ilişkilendirilememiştir. Sonuçlar doğrultusunda var olan literatürün kritik bir biçimde değerlendirilmesi gerektiği ve farklı bilişsel görevler veya nörobelirteçlerle çalışmanın tekrarlanması önerilmektedir. Ayrıca ilerleyen çalışmalar sürekli kaygı ile birlikte durumlu kaygının da çalışan bellek ile ilişkisini inceleyebilir.

 

Makale Numarası

NIDSAB-2020-02-03

Başlık

Okul öncesi dönemdeki çocukların bağlanma stilleri ile ebeveyn bağlanma stilleri ve ayrılma anksiyeteleri arasındaki ilişki

Makale Türü

Araştırma Makalesi

Sorumlu Yazar

gokben.hizlisayar@uskudar.edu.tr

Afiliasyon

Üsküdar Üniversitesi

Gönderilme Tarihi

Şubat 15, 2019

Kabul Tarihi

Şubat 19, 2020

Online Yayınlanma Tarihi

Şubat 20, 2019

DOI

10.5455/JNBS.1581753414

Yayın Dili

Türkçe

Öz

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönemdeki çocukların bağlanma stilleri ile ebeveynlerin bağlanma stilleri ve ayrılma anksiyetesi arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bu değişkenlerin demografik değişkenlerle olan ilişkisinin değerlendirilmesidir.

Araştırmanın evreni okul öncesi eğitim alan 4-6 yaş arası çocuklar ve onların anneleri olarak belirlenmiş, örneklemi ise İstanbul’da bulunan bir anaokulunda eğitime devam eden, 4-6 yaş arası 30 çocuk ve onların anneleri oluşturmaktadır.

Araştırmanın verilerini toplamak için katılımcılara; “Bilgilendirilmiş Onam Formu”, “Demografik Bilgi Formu”, “Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi Ölçeği”, “Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri” verilmiş ve çocukların bağlanma stillerini ölçmek için araştırmacı tarafından “Bağlanma Öykü Tamamlama Testi” uygulanmıştır. Araştırma için toplanan verilere uygulanan istatistiksel analizleri SPSS 16 programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen analiz sonuçları doğrultusunda, çocukların bağlanma stilleri ile ebeveynin bağlanma stili ve ayrılma anksiyetesi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Çocukların bağlanma stilleri; yaş, cinsiyet, annelerin eğitim durumu, annelerin çalışma durumu ve 0-2 yaş döneminde bakım veren kişilere göre bağlanma stilleri dağılımları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı verilerine ulaşılmıştır.

YAA ölçeğinden elde edilen toplam puan ile YİYE ölçeğinden elde edilen toplam puan ve alt ölçeği olan kaçınmacı bağlanma ölçütleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç olarak araştırma bulguları annelerin ayrılma anksiyetesi ve kaçınmacı bağlanma stili arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermektedir. Ancak YAA toplam puanından elden edilen annelerin ayrılma anksiyetesi ve YİYE alt ölçeği olan annelerin kaygılı bağlanma ölçütleri arasında bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.     

Örneklem sayısının sınırlı olması ve ölçekleri sadece annelerin doldurmuş olması bu çalışmanın sınırlılıkları arasındadır. İleride yapılacak olan araştırmalara, örneklem sayısının arttırılması ve her iki ebeveynin ölçekleri uygulayarak araştırmaya dahil edilmesi önerilmektedir.

ISSN (Print) 2149-1909
ISSN (Online) 2148-4325

2020 Ağustos ayından itibaren yalnızca İngilizce yayın kabul edilmektedir.